evdeki devler

homeofis çalışmayı kimler destekliyor? örnekler, çalışma şekilleri…

evdeofis mekanları

evdeki ofisler için alternatifler, dekorasyon önerileri, verimli çalışma ortamları ve daha fazlası

işe yarar şeyler

homeofis çalışmanın dezavantajlarını gideren işe yarar şeyler,fikirler,öneriler,haberler…

makale avcısı

Evden çalışmak üzerine yazılmış, söylenmiş bir çok şey var. Araştırmalar, makaleler, tartışmalar…

online servisler

homeofis çalışanlar için işlerini kolaylaştırabilecek internet tabanlı servisler

Anasayfa » haftanın konuğu, onların evde ofisleri var!

Kanser tanısından sonra, Amerika’nın en parlak web girişimlerinden birini kurdu.

28 Eylül 2009 4 Yorum

Kanser çağımızın en sık görülen sağlık sorunu. Araştırmalara göre erişkinlerde her yıl 100 bin nüfus için 150-300 kişi kansere yakalanıyor. Ülkemizde ise her yıl 150 bin kişinin kansere yakalandığı tahmin ediliyor. Kanserle karşı karşıya kalan insanların bir çoğu korkular içinde umutsuzluğa gömülürken, bir çoğu ise kanserden kurtulmak için gösterdikleri hayranlık verici azimle gerçek başarı hikayelerine konu oluyorlar. Sağlıktan bahsedilen yerde, iş ve kariyer başarısı, başarıdan sayılmayacak kadar hafif kalıyor.

Banu Özden, her iki başarıya da imzasını atabilmiş genç bir iş kadını. Başarıları Türk Medyasında pek yer almasa da The New York Times, BusinessWeek, The Wall Street Journal, Nikkei gibi global yayınlarda O’ndan takdirle bahsediliyor.

Kanserle yüz yüze geldiğinizde, üstelik bu sinsi hastalık yavaş yavaş vücudunuza yayılırken, kendinizde yeni bir işe başlamak için biraz olsun cesaret bulabilir miydiniz? Banu Özden tam da böyle bir zamanda zihninde beliren girişim planını gerçeğe dönüştürdü. Hem de New York’daki dairesinde hayalindeki sistemi tasarlamaya başlayarak…

Banu Özden ilk olarak 2001 yılında göğüs kanseri tanısıyla karşılaştı. Tedavisi devam ederken, O’nu en çok sıkan konulardan biri tıbbi giderlerindeki karışıklıklardı. Sağlık sigortası yaptırdığı şirketten gelen dökümanlar ile medikal harcamaların faturalarını kıyasladığında karşılaştığı hataların ve son dakikada çıkan ekstra masrafların ardı arkası kesilmiyordu. Eline aldığı masraf dökümlerindeki medikal kodları ve tıbbi terimleri anlamlandıramıyor, ne kadar ödemesi gerektiğini tam olarak kestiremiyordu. Duruma sinirlenip toplam masrafı hesaplamaya karar verdiği gün, gerçek tedavi masrafından 4000 dolar daha fazla ödeme yaptığını gördü.

Yirmi uzerinde patent sahibi ve bir cok bilimsel makaleleri ile taninan Özden, o dönem Bell Labs Bilim Merkezinde yöneticilik yaparken, medikal faturalardaki karışılıklığı sadece kendisinin yaşamadığını fark ederek, bu sorunu çözmek için nasıl bir yöntem uygulaması gerektiğini araştırmaya başladı. Bu çözüm arayışı ise, ileride bir çok hastaya hizmet vereceği girişim fikrinin başlangıç noktası haline geldi. Kendi gibi diğer insanların da tedavi olurken bu tip maddi sıkıntılarla uğraşmalarını istemiyor, hastaların sadece ama sadece iyileşmeye odaklanmaları gerektiğine inanıyordu.

2005 yılında University of Southern California’da bilgisayar bilimleri bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışırken ikinci kanser tanısı konuldu ve bu sefer hastalık yayılmıştı. Kanserle ilgili “Metastatik” kelimesini duymanın en büyük korkusu olduğunu anlatan Özden, vücudun bilinen ilaçlara bir sure sonra tepki göstermediğini ve o andan sonra dikkate değer bir iyileşme görülemediğini söylüyor. O günlerin yaşadığı en duygusal ve en zor günler olduğunu belirtiyor.

İkinici tanıyla gelen bu zor günlerinde, üniversitedeki işinden ayrılarak New York’a yerleşti ve burada bir kanser merkezinde tedaviye başladı. Teşhisi takip eden 1 ay sonunda yeni planlar yapmak için yeteri kadar iyi olduğunu düşündü ve tekrar karşılaştığı medikal fatura takibi sıkıntısı üzerine hayalindeki sistemi kurmak için harekete geçti. Geliştirdiği çeşitli bilgisayar programlarıyla birçok patente sahip olan Özden sonunda, tüm hastaların medikal ödemelerini otomatik olarak takip edip, faturalarını yönetebilecekleri web tabanlı bir servis olan SmartMedicalConsumer.com’u kurmaya karar verdi. Bu girişimi için kendi sermayesi ile birlikte melek yatirimcilardan fon alarak New York’daki evinde çalışmalarına başladı. Özden, Smart Medical Comsumer belirli bir kazanca erişene kadar bir yandan da çeşitli kurumlar için de dışardan bilgisayar ve teknoloji üzerine danışmanlık hizmeti vermeye devam ediyordu. Projesine ilk yatırım Türkiye’den Argen’nin kurucularından geldi. 2007 yılında bir kısmı Türkiye’de bulunan 8 çalışanıyla birlikte SmartMedicalComsumer.com’u hayata geçirdi. SmartMedicalConsumer.com 2009 yılında BusinessWeek tarafından en gelecek vaat edici girişimlerden biri seçildi. Özden, projeye sağlanan fonların safha safha arttığını ve gelecek zamanlarda girişim sermayesi için “venture capital” şirketlerine başvuracaklarını belirtiyor.

Halen yayında olan bu ücretsiz online servis, kullanıcılarına otomatik hata tanımlama, potansiyel yanlışlıklar için uyarı verme ve bu hataları nasıl bulacakları konusunda yardımcı olma gibi hizmetler sağlıyor. Kullanıcılar için ücretsiz olan site, yayınladığı reklamlar ve sitenin alt yapı yazılımının kurumlara pazarlanması ile gelir sağlıyor. Özden, SmartMedicalConsumer.com’un 2010’a kadar kendinden bağımsız bir şirket haline gelmesini hedefliyor.

Kanserin bir insan üzerinde oluşturabileceği tüm olumsuz etkilere rağmen, üstelik hala devam eden tedavi süreci içinde Banu Özden’in ortaya çıkardığı iş, alkışı fazlasıyla hak ediyor. Tüm bunlarla başa çıkarken evde olmanın, evden çalışmanın ona nasıl bir fayda sağladığını soruyoruz. Kansere karşı sağlıklı beslenme ve özel diyetlerle korunmanın sağladığı faydaya, besinlerin tedavi edici yönlerine ve yiyeceklerden gelen şifaya yürekten inandığını belirten Özden bu yüzden evden çalışmanın iyileşme sürecinde en çok sağlıklı beslenme konusunda ona yardımcı olduğunu söylüyor. “Peki evde geçen bir çalışma günü içinde neler yapıyorsunuz ?”diye ekliyoruz merakla. Banu Özden güne evinin hemen yanındaki bir kahve dükkanında sıcak bir kahve eşliğinde emaillerini okuyup cevaplayarak başlıyor. Gün, çalışarak, toplatılar yaparak ve iş arkadaşlarıyla görüşerek devam ediyor. Akşam olduğunda günlük egzersizleri ve ailesi için mola veriyor. Arkadaşlarına zaman ayırıyor. Ve sonra saat 10 civarında tekrar oturuyor işin başına, gece 3’e veya daha geç oluncaya kadar çalışmaya devam ediyor. Böyle bir tempo içinde olmasına rağmen Özden’nin sağlığı günden güne iyiye doğru gidiyor. Öyle ki tenis oynayacak ve rüzgar sörfü yapacak vakit bile buluyor kendine.

O güçlü, azimli ve başarılı bir kadın. Hikayesini evdeofis.com’da sizlerle paylaşmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Hepimize ilham vermesi dileği ile…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Blog Widget by LinkWithin

Popularity: 58% [?]

Bir yorum yazabilir, sitenizden takip edebilir ya da RSS kaynağı ile yeni içerikleri takip edebilirsiniz.

4 Yorum »

  • Tüy Kalem said:

    Kişinin kendisi dışında yardımına gelebilecek birileri olmuyor hayatta. Ne güzel ki hastalığının adını duyunca duygusal olarak çökertmemiş kendisini. Sevmiş her şeyi ve başarmış. Kendisine geçmiş olsun diyorum ve tebrik ediyorum.

  • Ayça Karaoğlan said:

    Banu Hanımı canı gönülden tebrik ediyorum. Böylesine harika bir başarı ve azim hikayesini okumak büyük mutluluk benim için. Sağlık ve mutluluk hep yanınızda olsun, Banu Hanım.

    Evde-ofis ekibine de sevgiler, güzel bir yıl diliyorum.

    Ayça

  • denizli said:

    inşallah bizlerde böyle olmayı başarabiliriz.

  • canto said:

    yae bu kadar web girişimi tanıtan site var ülkemizde. habire yabancı siteleri yayınlıyorlar. bir de hayıflanırlar türklerden birşey çıkmıyor diye. işte banu hanım hem kendisi hem projesi gurur verici. tebrik ediyorum ben de

bu yazıyla ilgili bir fikriniz var mı?

Lütfen aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurarak yorum gönderin...

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Untitled Document