evdeki devler

homeofis çalışmayı kimler destekliyor? örnekler, çalışma şekilleri…

evdeofis mekanları

evdeki ofisler için alternatifler, dekorasyon önerileri, verimli çalışma ortamları ve daha fazlası

işe yarar şeyler

homeofis çalışmanın dezavantajlarını gideren işe yarar şeyler,fikirler,öneriler,haberler…

makale avcısı

Evden çalışmak üzerine yazılmış, söylenmiş bir çok şey var. Araştırmalar, makaleler, tartışmalar…

online servisler

homeofis çalışanlar için işlerini kolaylaştırabilecek internet tabanlı servisler

Anasayfa » haftanın konuğu, homeofis iş fikirleri, makale avcısı

Bir home-ofis kahramanı: Ayça!

7 Temmuz 2009 22 Yorum

Ankara’nın görkemli parklarında, rengarenk çiğdemlerin açmaya başladığı bahar aylarından itibaren, çiçekler ve yeşil çimenler arasında, bembeyaz eteklerindeki tülleri ve dantel işli duvaklarındaki parıltıları savurarak dolaşan masal prensesleri görürsünüz. Etrafa gülücükler saçarken, en mutlu anlarını dondurup geleceğe saklamak üzere damadın kolları arasında pozlar veren masal prensesleri…

Beyazlar içindeki prensesler bazen bir sokak arasından, bazen süslü bir otomobil içinde, bazen de kalabalıkların alkışları arasında çıkıverir karşınıza. Her yeni gün bir başka dünya evinin kapısı açılır, yüzler başka da olsa yüzlerdeki ifade hep mutluluk olur.

Bu masal prenseslerinin etrafında, çizgi filmlerdeki ince kanatlı peri kızları gibi uçuşan, orada yokmuş gibi vizöre saklanıp, en heyecanlı detaylarda deklanşöre basan ve o unutulmaz günü geleceğe taşıyan biri var şimdi Ankara’da: Ayça Karaoğlan

Ayça,  Ankara ve diğer şehirlerdeki “düğün hikayeleri”ni fotoğraflar, videolar,  slaytlar ve albümler gibi bir çok argümanla derleyip, kişiye özel konsepti içinde set haline getiren bir serbest fotoğrafçı. Son 1 yıldır profesyonel olarak “Düğün Hikâyesi” fotoğrafçılığı yapıyor.

Boynuna astığı fotoğraf makinesiniyle topladığı mutluluk anlarını, evindeki ofisinde kurgulayarak birer Düğün Hikayesine dönüştüren Ayça’nın home-ofis maceralarıyla dolu hikayesini sizlerle paylaşmak istedik.

Ayça, hadi bize kendi ağzından home-ofis çalışan Ayça’yı anlat. Bu şahane işler çıkaran Ayça kimdir?

29 yaşında, evli ve kedili :)

Düğün Hikayesi, E-dükkan ve Ayça’nın Dükkanı sitelerinde hayallerini gerçekleştirmeye adadığı hayatından, sanata tutkun dimağından ve marifetli ellerinden çıkan her türlü ürünü internet kullanıcılarının beğenisine sunuyor.

Home Office çalışmaya nasıl ve ne zaman başladın?

Ayça, aslen İstanbullu. Babası esnaf, annesi bankacı. Bu nedenle, güzel sanatlara çocukluğundan bu yana olan ilgisi, ailesinin pek ilgisini çekmedi. Ailesi, onun ya devlet memuru ya da bankacı olmasını istedi. Ayça da bu baskılara dayanamayarak 8 yıl gönülsüz olarak bankacılık yaptı. Dile kolay 8 yıl. Bu zaman zarfında hep kendi ürettiği, tasarımını kendi yapacağı işler hayal etti. Boş da durmadı. Resim çizmeye, tasarım yapmaya, fotoğrafla ilgilenmeye devam etti. Hatta bir grup kurup, arkadaşlarıyla kiraladıkları stüdyoda şarkılar söyledi. Eşi ile tanıştıktan sonra hayalleri daha da sağlam temellere oturdu. Çünkü eşi her konuda destek olmaya hazırdı. Bankacılığı bırakıp, mutlu olacağı işi yapması konusunda inanılmaz bir destek veriyordu. Bu destek hala tam hız devam ediyor :) Evlenip Ankara’ya taşındıktan sonra alışkın olduğu her ay düzenli maaş alacağı bir iş aradı. Oldukça zor günlerdi. Sonunda evden çalışmaya karar verdi. Onu mutlu eden, insanların mutlu günlerinin fotoğraflarını çekeceği ve en önemlisi kendi işi.

Hep nasıl bir hayat hayal etmiştin? Home office çalışmak hayallerini gerçekleştirmene ne kadar yardımcı oluyor?

Hep rahat, huzurlu bir ortamda yazıp-çizebileceğim, çektiğim fotoğrafları gönül rahatlığı ile zaman sınırlaması olmadan insanlarla paylaşabileceğim, freelance (serbest) bir iş hayatı istemiştim. Freelance çalışınca bu zaten bir hayat tarzı oluveriyor. Kimseye bağımlı değilsiniz. Yaptığınız her işe vakıf olmak zorundasınız ki bu tam bana göre. Başkalarının yaptığı işleri yıllarca denetledim, düzelttim. İnsan kendi yaptığı işi en iyi şekilde yaptığı sürece hem huzurlu hem mutlu oluyor. Bu ev hayatınıza da yansıyor. Standart bir iş yerinde çalışsaydım, eve getireceğim pek çok sıkıntı olacaktı. Artık böyle sıkıntılarımız yok. Home office çalışarak hem ev hayatıma rahatlıkla devam edebiliyor, eşime gereken zamanı ayırabiliyor, kedim Cipsi ile gönül rahatlığı ile ilgilenebiliyorum. Sanatsal anlamda devam eden fotoğraf çalışmalarım ve sevdiğim el işlerini yapmak için istediğim kadar vakit ayırabiliyorum. Kafam rahat, proje üretebiliyor ve hayata geçirebiliyorum.

Home office çalışmanın sana ve işine olan avantajları neler?

Öncelikle evim ve işlerimi yürüttüğüm yer aynı yer olduğu için rahat bir ortamda çalıyorum. Evli olduğum için ev işlerimi yapmak için gece iş dönüşünü beklemek zorunda kalmıyorum.  El işlerime istediğim gibi vakit ayırabiliyorum. Bunları geliştirerek açtığım e-dükkan’da satışa sunuyorum. İzin almam ya da onay beklemem gereken bir amirim yok. Hasta olduğumda işe gitmek gibi zorunluluklardan kurtuluyorum. Ayrıca bir ofis açtığımda oluşacak kira, fatura, çalışan maaşı gibi masraflardan kurtuluyorum. Sabah istediğim saatte uyanabilir, istediğim saatte işime başlayabilirim. Gerçi bu benim için pek geçerli değil. Bazı alışkanlıklar bırakılamıyor. Sabah çok erken uyanıp, işin başına oturuyorum.

Peki, home office çalışmanın getirdiği olumsuzlukları nasıl bertaraf ediyorsun?

Bu şekilde çalışmanın en büyük sıkıntısı çevrenizdeki insanlara ve iş yaptığınız insanlara evinizden çalıştığınızı anlatmanın zorluğu. Anne ve babam bile yeni yeni bu duruma alışıyor :)   İş yayçanın evde ofisiaptığımız insanlar, şehir merkezinde bir ofisim olmasını umuyor.  Köşedeki bakkal, apartman görevlimiz, karşı komşu bile hıııı fotoğrafçı mısın? Evde mi çalışıyorsun? gibi tepkiler veriyor :) Tabii bu tepkilere artık gülüp geçiyorum. Çünkü biliyorum ki ben aslında dünyanın en mutlu insanlarından biriyim, çünkü mutlu olduğum işi istediğim gibi yapıyorum. Benim için en önemli şey düğün hikâyelerini çekeceğim çiftlere güven vermek. Bu nedenle fotoğraf baskılarımı aldığım merkezi, mutlaka görüşmek isteyen çiftlerle, buluşmak için kullanabiliyorum.

Müşterilerinizi daha çok nerelerden buluyorsun?

Düğün Hikâyesi’nin internet sitesini kuralı sadece 7 ay oldu. Çiftler, beni internet sitem sayesinde keşfedip, çalışmak istiyorlar.

Home ofisle ilgili yaşadığın en ilginç hatıan nedir? Evde ya da işte çalışırken başına gelen kısa bir hikaye anlatsana bize!

Bir bey aradı cep telefonumdan. Düğün hikâyesi için bilgi aldı. Yüz yüze de görüşmek istediğini belirtti. İlk görüşmede tam bir randevu veremedim. Çünkü kendisi de çok yoğun olduğu için tekrar beni arayacağını söyledi. Ertesi gün tekrar telefonla görüştük. Akşam görüşmek için konuştuk ama kesin değil. Yani saat 20:00 de görüşürüz dedik, ama kesinleştirmek için beni 19:00 gibi arayacağını söyledi. Aramadı, ben de baskı işlerim için dışarıdaydım. Aranmadığım için evime yani ofisime geri döndüm. Beni saat 20.00’de arayıp konuştuğumuz yerde olduğunu söyledi. Ben de kendisine beni aramadığı için evime geri döndüğümü söyledim. Ben bunu söyledikten hemen sonra yanındaki arkadaşına “evdeymiş” deyip alaycı bir şekilde güldü. Bu benim için komik bir örnek maalesef. Çünkü kişinin mesleği, eğitimi ne olursa olsun home office mantığını anlayamıyorlar :)

Peki sence daha ne kadar böyle devam eder, gelecek için Ayça neleri arzu eder?

Home office çalışmaya karar verip başladıktan sonra tekrar standart bir iş yerinde çalışma moduna dönemezsiniz. Çünkü home office çalışmaya başlamak için gerçek bir cesaret ve bende olduğu gibi en yakınınızın manevi desteği gerekir. Geri dönüşü yok, fotoğraf çekip, deklanşöre basacak gücü bulduğum son güne kadar freelance çalışacağım!

Gelecek için neleri arzu ettiğine gelince, Ayça çocukluğundan beri arzu ettiği her şeye sahip artık. Bu istekler yanlış anlaşılmasın, maddi temellere dayalı istekler değil. Bu zamana kadar ailemden yapmak istediğim işlerle ilgili ( sanatsal) destek alamadım. Bizim ülkemizde sağlamcı bir yapı var. Aileler çocuklarının memur, öğretmen, mühendis, bankacı gibi mesleklere sahip olmasını istiyorlar… İhtiyacım olan cesareti sevgili eşimle birlikte daha da elle tutulur bir hale getirdim. Bundan sonrası, hep istediğim, bir fotoğrafçı olarak adımı tarihe yazdırabilmek. “Ya bir zamanlar Ayça Karaoğlan diye bir fotoğrafçı varmış, ne harika kareler çekmiş” dedirtmek :)

Evdeofis fısıltıları:

Resimler ayçanın özel çalışma ortamından.

Ayça’ya evdeofis.com’la yaptığı bu sıcacık röportaj için sonsuz teşekkürler. Bir homeofis kahramanı olacak kadar yetenekli, cesur ve hayallerinin izinde..  Ayça’yı tanıdıktan sonra herşeyi bırakıp eve gitmek istiyor insan…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Blog Widget by LinkWithin

Popularity: 81% [?]

Bir yorum yazabilir, sitenizden takip edebilir ya da RSS kaynağı ile yeni içerikleri takip edebilirsiniz.

22 Yorum »

  • neslihan said:

    çok heveslendim evde bir ofis olmasını çok isterdim. Devlet memuru olduğumuzdan dolayı zor.
    Röportaj çok güzel olmuş, elinize sağlık diyorum.

  • ayşen ormancı said:

    ya inanırmısınız, öğle yemeği için aldığım hamburger boğazımda kaldı. yerken bişeyler okiim diye sitenizi açmıştım. zaten hevesliyim şu homeofis işine. bu röportajı okuyunca halime bi baktım of dedim “of dedim ooooof” millet marsa gitti, hayatın anlamını çözdü ben burda evraklar arasında tüketiyorum hayatımı. Yok yok bırakıcam bu işi!

  • GeCe said:

    canım benim seni burada da görmek çok güzel başarılar diliyorum

  • Yelda said:

    İnsan huzur bulduğu yerde çalışmalı bence. Ayça’da bunu başaranlardan biri bence eşininde büyük desteğiyle. Röportaj çok güzel olmuş
    Sevgiler

  • hakanay said:

    ayça hanım çok takdir ettim sizi. eşiniz çok şanslı!

  • cesaretsiz said:

    ayça hanım gerçekten çok cesur. ben evde çalışmak istesem evdekiler kıyameti koparır. keşke yanımda destek çıkan biri olsa..

  • Haluk Bin Ortaparmak said:

    Dışarıdan kolay görünüyor da evde çalışmak hiç de kolay değil. Çok disiplinli olmak lazım. Gelene gidene mesafe koyabilmek lazım. Artı, sık sık dışarı çıkmak lazım. Yedi yirmidört evde, insan kafayı yiyor. Al mesela üç gündür elimdeki iş bitmedi. Üç gündür toplam 10 dakika ev dışına çıktım… Evde karaltılar görüyorum :D Zordur vesselam

  • dijiyama said:

    @Haluk Bin Ortaparmak, kesinlikle katılıyorum sana. zaten zor olduğu için evde çalışıp da başarılı ve mutlu olan insanlara saygı duymak gerekiyor. yaşamayana uzaktan konuşması kolay ama yaşayanın da bunu başarması çok zor. oyüzden ayça hanım gibi hem keyif alıp hem de başarılı olanları kutlamak gerekiyor.

  • MOONSIH said:

    Ayca’cim sen bi tanesin :) ) Seni cani gonulden tebrik ediyorum ve basarilarinin devamini diliyorum :) ) Kocaman opucukler :)

  • MOONISH said:

    Ayca’cim sen bi tanesin :) ) Seni cani gonulden tebrik ediyorum ve basarilarinin devamini diliyorum :) ) Kocaman opucukler :)

    “amanin adimi yanlis yazmisim ustteki yorumda :) )”

  • pelin said:

    Ayçacım,
    Azmine ve kararlılığına bir kez daha hayran kaldım bu yazıyı okuduktan sonra.insanın para kazanırken eğlenmesi kadar güzel bişey olamaz :) Umarım hayallerin en güzel şekilde gerçekleşir.

    Sevgiler…

  • Alberto Modiano said:

    İnsanın huzurlu bir ortamda dilediği bir işi yapması kadar güzel bir şey yoktur. Aynı duyguları ve geçmişi yaşamış biri olarak, ömür boyu mutluluklar ve dileklerinizin gerçekleşmesini diliyorum.
    İstanbul’dan bir meslektaş…
    Alberto

  • pinkmario said:

    çok imrendim yaaa….

  • Malla said:

    Aslında evden çalışmak, dışarda çalışmaktan daha zor.Çok daha programlı olmak gerekiyor.Bu zoru başardığın için kolay gelsin sana Ayça’cım.İşlerin ve yolun açık olsun…

  • Ayça Karaoğlan said:

    Evdeofis ekibine ve yorum bırakan herkese çok ama çok teşekkür ederim. Umarım herkes bir gün, istediği gibi bir çalışma ortamına kavuşur.

    Sevgili Alberto, sizin desteğiniz, ilginiz ve yorumunuz beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim, bilgileriniz ve tecrübelerinizi esirgemeyip bizim gibi fotoğrafçı olma yolunda ilerleyenlerle paylaştığınız için…

    Ayça

  • nurhan said:

    herkesin isteğidir zannediyorum sevdiği işi yapmak , sevdiği yerde yapmak bir de destek olacak bir insanın olması ne mutlu sana işlerinde yolunda açık olsun sevgiler

  • funda bedenlier şartekin said:

    CANIM ARKADAŞIM MAKALENİ OKUDUM SEN İLKOKUL ÇAĞLARINDA DA HEYECANLIYDIN ŞİMDİDE SON SÜRAT DEVAM EDİYORSUN.
    SENİNLE GURUR DUYUYORUM ÇÜNKÜ HAYAT KISA VE SEN İSTEDİĞİN İŞLE UĞRAŞIP HAYALLERİNDEN VAZGEÇMEMİŞSİN… ÖZENMDİM DERSEM YALAN SÖYLEMİŞ OLURUM. BU ARADA EŞİNİN SANA OLAN DESTEKLERİ İÇİN TEBRİK ETMEK YERLİ YERİNDE OLUR… SANA VE EŞİNE BİRDE CİPS E UZUN YILLAR MUTLULUKLAR GÖNDERİYORUM….

  • erdinç said:

    Ayça Hn beğeniyle okudum meslektaşız .Hayırlı bol kazançlar ERZURUMDAN / GÖRÇEK FOTOĞRAFÇILIK

  • Hakan Soner said:

    Ayça hnm bankayı bırakmakla ne büyük bir hata yaptığınızı ilerde anlarsınız. Homeofis Uyanık firmaların işleri beleşe getirmek için besledikleri bir işsizler ordusu projesi,niye çalışan kişi iş bulamıyor,aranan vasıflar çok yüksek maaş ve sosyal haklar komik kim çalışır ki, düşünün bir matbada işe girmişiniz sizden 2 kişilik performans bekleniyor oysa yaratıcı grafikerliğiniz daha öne çıkıyor memnun olmuyorsunuz tabi. Ve aldığınız maaş 1000 lira civarı kira 700 lira elk.su.tel.ısınma,aidat 300 lira bir grafikerin kişisel gelişimi için sanat kültür kitap araştırma geliştirme masrafı aylık 200 lira eğer evli ve çocuk varsa onların okul masrafları vd vd vd yeme içme tatil giyim bahsetmedim daha ve bu insanın ayda 1000 lira civarında iş üretmesi bekleniyor. Benim düzenim bozuldu bu grafikerlikten olduk GRAFAKİR tabi eşim terketti çünkü ona sende çalışıp biraz katkı kem küm dedim wınn baba evine gitti,çocuk yok çok şükür.Yarımyamalak sosyal güvence, dengesiz bir hayat akışı,yozlaşan kültür,kapital düzende oluşturamadığım bir kapital( atıcan bankaya 150 milyar ki aylıkbir getirisi olsun E ! onu da yapamadık faturalara çalışmışız,yola çalışmışız,vergiye çalışmışız,patroncuklara çalışmışız) Şimdide BEDAVA çalışın diye Freelanca zırvalaması uydurdular ufak ufak veriyorlar ki hani millet bişey var sansın kaos oluşsun işi gücü olanlarında yolunu şaşırtsın,sanki bir moda imiş sanki Abd de yaşam zırvalığı gibi insanlar daha ucuza çalışsın diye bir sistem kurdular( Örneğin Niye barter sistemini geliştirmiyorlar ? yada çalışan ve emekliliği gelen insanlar hala 3-5 yıl daha aynı yerde çalışıyor ve kapıda daha hayatını kuracak gençlere fırsat engellenmiş oluyor ? yada, Kiraları kontrol eden ve belirleyen bir kuruluş bile yok, adamın dairesinde aradığım 25 kriterin sadece 4 ü var ve 700 kira istiyor ama bir işyeri 1000 lira civarı maaş verecek birsürü özellik arıyor.) Saçma sapan bir sistem,paraya uşaklık etme sistemi, adam ilan vermiş PHP Flash bir site yaptırılacaktır(freelance)sitede yok yok maşaallah vereceği fiyat 250-350 lira arası imiş tabi bunu gören GRAFAKİR 55 kişi hop atlamış.Git bunu web şirketine yaptır fiyatıda yaklaşık 750-1200 lira civarıdır.Ben Marmara Güzel San.Fak. Tekstil bölümü mezunuyum ve hiç kimseye de önermiyorum.
    Macera aramayın Türkiye şartlarında para kazanılacak işler bellidir.Sosyal güvenceye önem verin ve aksatmayın primlerinizi netten kontrol edin,en ufak hakkınızı şiddetle arayın benzer davaları takibeedin sonra çoooook pişman olursunuz.
    - Bankada çalışmışsın devam et emekli ol sonra yine sanatınla uğraş.
    - Devlet dairesinde imiş ne işin var çok riskli bir kaotik ortamda
    - Öğretmenmiş,doktormuş freelance güzel bişeymiş özgürmüş rahatmış ev iş GEÇİN bunları arkadaşlar şucu bucu olmadan önce GER-ÇEK-Çİ olun.Bataklığa saplanan adam burası çok güzel hep bir bataklığım olsun diğerlerinden farklı olsun demişimdir şükür o günleri gördüm der abartarak. Ancak bir dağın zirvesine çıkan kişi orada yalnızlık duygusuna kapılır,kendinden başkası yoktur orada fakat başarıda o dur aslında. İster ticari,ister,eğitim,yada diğer alanlarda kendi zirvenizi belirleyin başkasının zırvasından iyidir.

  • Ahmet Nuri KAVURMACI said:

    Ayça hanımla tanışmak henüz kısmet olmadı ama saygıdeğer eşi çok sevdiğim insan Serhat çocukluktan beri arkadaşım.yaptığıız işi ilgiyle ve hayranlıkla izliyorum.herşey gönlünüzce olsun sevgili dostlarım

  • Erdem said:

    Ayça selam,

    Haftasonuna geleceğim Mine ile beraber biliyorsun, yaprak sarmasının tadı damağında kaldı, tekrar yapar mısın diyecektim.
    Bu arada home office calışmak hakkında da birşeyler demem gerekiyor, ama bilemedim ne desem.

  • okan said:

    Hakan bey size kesinlikle katılmıyorum ve Ayça hanımı yürekten teprik ediyorum…Hakan bey, bu kadar garantici olmayın, insanın hayatta istemediği bir işi, dile kolay sırf garanti diye ömür boyu yapması, doğru bir hareketmi yan, hayat kısasonu var beyefendi bunu unutmayın…
    Banka kadar sıkıcı bir iş varmı bu dünyada, sabit bir geliri var diye kolay sanıyorsunuz herhalde, ömür boyu bankacı olmak hemde istemediğin halde bu işi yapmak ve 50 yaşında emekli olup sonrada ölmek,bankacını aldığı maaşla hiçbir şey olmaz bunu bilin..

    Bankacı üç arkadaş bankadan çıkıp anaokulu açtılar, ortalama 7000 ile 10.000 er tl kazanıyorlar ortak olmadığım için çok kızgınım kendime…Bu rakam nedir bilirmisin bir bankacının 1 yılda kanandığını 1 ayda, bir bankacının 10 yılda kazandığını 1 yılda kazanmak demek, hemde sevdikleri işte kendi işlerini patronu olarak kendi paralarını kendilerinin kazandığını bilmenin mutluluğuyla,15-20 kişiye maaş veriyorlar.. hepsinin altında jep vb lüks arabalar var…Bir bankada çalışta al bakalım 1 jeep 50 yaşında alırsın ancak oda harcamadan para biriktirirsen…Bu kişiler 10 yıl çalışsa 1 bankada çalışanın ömür boyu yemeden içmeden biriktirerek kazanacağı parayı kazanır ve bir daha çalışmasalar bile genede bir bankacıdan üste yaşarlar…..

    Bunları nerden mi biliyorum bende bankacıyım yukarıda saydığım şahıslarda samimi arkadaşlarımdı…

    Buradan sesleniyorum hayat kısa, sevdiğiniz bir işte çalışma gibi bir şansınız var ise bunu değerlendirin…Elbette riske girin kendinizi mahfedin demiyoruz akli ölçütler sayesinde kararlarınızı verin..

    Üniversitede profesör olmaya aday bir kız, müzisyen olmayı seçti herkes buna şaşırdı, çok iyi paralarda kazanamadı, ama kız çok mutluydu ve hiç pişman değildi, çünkü biliyordu bu hayatın bir sonu olduğunu, sevdiği işi yaptığı için çok çok mutluydu…

    Tebrikler Ayça hanım, mutlu vede sevdiğiniz işi yaparak geçirilen bir ömür dilerim…sevgiler..

bu yazıyla ilgili bir fikriniz var mı?

Lütfen aşağıdaki bilgileri eksiksiz doldurarak yorum gönderin...

Bu etiketleri kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Untitled Document